'Dan Brown palavracı ve cahil'

Arda Uskan 20.12.2009 / Takvim Gazetesi

Bu iddia önemli bir isimden. Türkiye'de kitapları hala çok tartışılan ama yurt dışında rüştünü ispat etmiş araştırmacı yazar Aytunç Altındal'dan. Yeni kitabı İngiltere'de yayınlanacak olan Altındal, Dan Brown'ın ipliğini pazara çıkarıyor… Hitler'in gizli dünyasından da bilinmeyenleri anlatıyor...


Aytunç ile ne zaman karşı karşıya gelsek ciddi bir şey konuşamamanın zorluğunu yaşarız. İki ayrı yapıda insanın, aynı zamanda çok eskiye dayanan dostluğudur bu zorluğun nedeni. Okurları bilmez ama, Altındal'ın tüm ciddi görüntüsünün ve bilimsel çalışmalarının ardında çok matrak ve eğlenceli bir yanı vardır. Bu söyleşide her ne kadar onun bu nüktedan tavrını ortaya çıkarmak için işi sulandırmaya çalışsam da o yine direndi. İyi de oldu, ortaya ilginç bir söyleşi çıktı. Onu fazla zorlayıp, kafasını attırmamak için ayrı bir özen gösterdiğimi de ayrıca belirtmeliyim.
Şu günlerde İngiltere'de yayınlanacak olan yeni kitabının hazırlıkları için Londra ile İstanbul arasında seyrüsefer halindesin. Ne kadardır devam ediyor? Yaklaşık 2.5 yıldır…
Yahu ben o sürede 5 kitap yazarım. Sen de yazarsın, Dan Brown da yazar, ama ben yazamıyorum işte…
Nedir sorunun? Bilimsel bir kitap yayınlayacağın zaman, bu dünyanın her yerinde böyledir. 'Naziler ve Okült' (gizli bilimler) adıyla yayınlanıyor kitap. Hitler'in özel arşivinde 9 binin üstünde okültizme ait belge ve kitap bulunmuş. Duruma bak, ben Türk'üm, konu Almanya, kitap İngiltere'de İngilizce yayımlanıyor. Bu ilk kez oluyor. Roman olunca iş kolay, at atabildiğin kadar. Bilimsel bir çalışma yayınlayacaksan farklı. Kitapta 359 dipnot var. Her dipnot için ayrı yasal izin alıyorsun.
Yahu Napolyon'dan söz ediyorsun, nereden çek edecekler? Adamın mezarını mı açacaksınız yoksa? Hayır, varisleri var, enstitüleri var. Bu kitap için, dünyada 22 üniversitenin tarih bölümü hocalarından görüş istediler. Kitapta bazı çok önemli iddialar var. Mesela Hitler'in büyükbabasının kim olduğu bilinmiyor. Tarihçiler üç aday bulmuşlar. Ben diyorum ki dördüncü bir isim var. Avusturya'nın milli kahramanı Robert Hammerling diye bir adam.
Sen onunla da konuşmuşsundur! Bak gırgıra başlama yine… Ciddi ciddi anlatıyoruz. Belgeleri birleştirdim araştırdım, ilk defa benim kitabımda ortaya atılıyor bu iddia. Bunları ispatlamak için orada tarihçileri ikna edeceksin.
Hitler'in büyükbabası neden bu kadar önemli? Tarihçiler açısından çok önemli. 1933'den sonraki Hitler'in ne yaptığını herkes biliyor. Benim kitabım 1933'e kadarki Hitler'i anlatıyor. 1670'den başlıyor hikayesi, bütün aile geçmişini çıkarmışım.
Bu kitap seni zengin eder mi? (Çok gülüyor. Hem de içten) Yok etmez. Biz Dan Brown muyuz, adımız Aytunç. Bu bir prestij kitabı. Benim adımı bilim çevrelerinde bir yere oturtur o kadar. Yoksa senin dediğin gibi Hitler'in büyükbabasından sokaktaki adama ne?
Dan Brown deyip duruyoruz hep. O roman yazıyor, sen bilimsel bir kitap, bunların ikisi apayrı şeyler. Neden adama sallayıp duruyorsun? Eğer Tostloy, James Joyce romancı ise bu adam ne?
Ama Dan Brown edebi kimlik peşinde değil ki, bir bestseller romancısı. Niye kendini edebiyatçı diye lanse ediyor o zaman? Üstelik tarihçi diye de… Bu tür romanlar zaten gerçeği bozmak için yazılır. İlginç olması için sana başka bir gerçek anlatır. Mesela Da Vinci Şifresi'nde, "İsa ölümlüdür, çünkü çocuğu olmuştur" diyor. Üstelik bunlar orijinal iddialar değil, çalıntı. Daha evvel bu konular ve bu iddialar yazılmış. Ben daha 6 sene önce yazdım bunları.
Bir de adam hırsız mı oldu?
'Da Vinci' kitabındaki iddiaları, İsa'nın evlendiğini, bir çocuğu olduğunu, Tapınak şövalyelerini, Sion tarikatını, hepsini yazdım. Benim kitabımdan Amerika'da belgesel bir film çekildi. Amerika'dan Japonya'ya kadar her yerde gösterildi. Onun yazdığından 5 yıl önce yazmışım… Başkaları da yazdı.
Sana göre tam olarak suçu ne?
Daha ne olsun? "Bu araştırmaları kim yaptı" diye soruyorlar, "Karım yaptı" diyor. O zaman karının adını da koy kitaba. Romanının kahramanının söylediği lafları soruyorlar, orada bile şaşırıyor.
Elalemde 'ne eşler var' bakar mısın? Araştırma yapıyor, yemek yapıyor…
Hayır canım bunları bir grup halinde yazıyorlar… Kiralık genç yazarlar var, onların yazdıkları üzerine bu düzeltmeler yapıyor, fikirlerini söylüyor.
"Hz. İsa çarmıha gerilmedi" demiş.
Bunu Müslümanları kazıklamak, onlara yaranmak için söylüyor. Çünkü Müslümanlar da böyle düşünürler. Hz İsa'nın Keşmir'e gidip orada yaşadığını, mezarının da orada olduğunu söylerler.
Kitabını sattırmak için bize yutturuyor yani…
Eğer İsa çarmıha gerilmeyip göğe çıkmamışsa, Hıristiyanlık aleminin bütün iddiası çöküyor. Bir de bir kadınla yatıp çocuğu da olmuşsa, bunun tanrılığı nerede kaldı?
Sen, Dan Brown'a bir de palavracı diyorsun.
Bestseller bir roman yazarı olduğunu söyleseydi kimsenin itirazı olmazdı. Ama adam 'Ben alternatif tarih yazıyorum' diyor. Alternatif tarih böyle yazılmaz.
Ama ben keyifle okuyorum!
Bütün dünya okuyor. Benim derdim o değil ki. Yine de bir edebiyatçı değil, üstelik cahil…
Şimdi de cahil oldu! Ama o söyleşide lego dinlerden filan da bahsetmiş üstat!
O konuda söyledikleri cehaletinin örneği zaten. Lego dinleri daha önce Jacgues Attali diye bir filozof ortaya attı. Bu da oradan araklamış. Dan Brown bu tabirin üstüne atlayıp "Lego dinler kuruluyor" dedi. Adam bunu başka bir anlamda söylemiş. Lego dinler kurulamaz. Attali'nin 'lego din' dediği, her dinin ortak noktaları. Tek tanrıcılığın bütün kutsal kitapları, birbirinden bir şeyler içerir. Birbirinden esinlenmiştir. Örneğin Adem ve Havva hepsinde vardır. Ama her din bunu kendisine göre yorumlamıştır. Örneğin Müslümanlar'a göre Musa, peygamberdir. Oysa Musa, Yahudiler'de de vardır ama orada üç kağıtçı bir adam muamelesi görür. Dan Brown'ın cehaleti bunları 'lego din' diye adlandırması. Yani "Lego gibi birbirine eklenmiş" diyor. Oysa yanlış. Lego din kurulmaz. Zaten vardır. Bahailik, Yahuda şahitleri gibi. Bunlar her dinden bir şeyler alıp yeni bir yorumla harmanlaşmıştır. Bilgiler kulaktan dolma olunca böyle sırıtıyor işte.
Kısaca şunu de rahatlayayım. Dan Brown senin için cahil ve palavracı mı?
Evet… Üstelik edebiyatçı da değil.
Neyse, başlığı kurtardık.
Ama tam bir pazarlama harikası. Bu kadar üç kağıtçılık olur mu, üstelik yazdıklarını tek başına da kaleme almıyor.
Brown bir de "İslami de yazmak isterdim" demiş.
Eyvah, o zaman yandık. Zaten Turizm Bakanı, "Ayasofya ile ilgili bir kitap yazsa iyi olur" diyor. Bize de 20-30 milyon dolara patlar bu iş. Hiç olmazsa o parayı kaptırmayalım.