Ruhbani Sorun

Melih Aşık 30.06.2009 / Milliyet Gazetesi

Heybeliada Ruhban Okulu konusu bir süredir gündemden düşmüştü.
Egemen Bağış ve Ertuğrul Günay’ın, “Anlaşma sağlanmak üzere, yakında açılabilir” anlamına gelen son açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.. Araştırmacı Aytunç Altındal ne diyor bu konuda diye merak ederseniz:
- Önce genel bir yanlışı düzelteyim; Türkiye’de devlet ruhban okulu diye bir okulu kapatmış değil. Okul açık. Sadece eğitimine süresiz ara verilmiş. Ara veren de biz değiliz, Patrikhane...
- O zaman sorun ne?
- Sorun; bu okulun statüsü ne olacak? Bir meslek lisesi mi yoksa yüksek okul mu? Patrikhane, yıllardır ısrarla, okul bana bağlı olarak açılmalıdır, diyordu. Yani müfredatını ben belirleyeyim, öğrenci ve öğretmenlerini ben seçeyim, bütçesini ben yapayım... Böyle bir şeyi hiçbir ülke kabul etmez. Örneğin, müfredatını kendisinin belirlemesine evet derseniz bu, Patrikhane’nin istediği şekilde Hıristiyan şeriatına uygun eğitime evet demek olur. Peki, aynı şeyi Müslümanlar istediğinde ne olacak? Bu laikliği kendi elimizle ortadan kaldırmak olur. Kaldı ki Anayasa’mız bunu kabul etmez. Üstelik iş orada kalmaz, ekümenikliğe kadar gider. Zaten onu da dayatıyorlar. Özetlersem: Ruhban okulu tek şartla yeniden faaliyete geçebilir; ya Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olacak ya da YÖK’e...
Okulu Türk yasalarını bir kenara iterek açarsanız ne olur?
Devleti Obama’nın iki dudağı arasından yönetilen şahsiyetsiz bir kabile haline getirirsiniz.